Şarki Sözleri’ Kategorisi için Arşiv
Dilek Taşı
21 Ekim 2011 Yazan ViKaYeGözümde canlanır koskoca mazi
Sevdiğim nerede ben neredeyim
Suçumuz neydiki ayrıldık böyle
Mutluluktan bir haber ver dilektaşı
Efkarım birikti sığmaz içime
Bin sitem etsemde azdır kadere
Gülmeyi unutan yaşlı gözlere
Mutluluktan bir haber ver dilektaşı
Bir hayal tufanı eser başımda
Hangi yana baksam durur karşımda
Artık tüm ümitler yabancı bana
Mutluluktan bir haber ver dilektaşı
Ne Duamsın Ne Bedduam
21 Ekim 2011 Yazan ViKaYeBu aşkı burada sen noktaladın
Artık ne duamsın nede bedduam
Kendini mechule sen uğurladın
Artık ne duamsın nede bedduam
Yıllarca aşkınla boşa yanmışım
Seni bir sevgili bir dost sanmışım
Bir hiçmişsin meyer ben aldanmışım
Artık ne duamsın nede bedduam
Gül değil dikensin gönül tahtımda
Bir kara çalısın aşk mezarımda
Şimdi bir ölüsün sen mezarımda
Artık ne duamsın nede bedduam
Bel bağımın tokası
30 Mart 2011 Yazan dryellowBel bağımın tokası
Bel bağımın tokası
Yandan vuruyor yandan
Alacaksan al beni
Ben usandım bu candan
Penceresinin camı
Sürülmüş mavi boya
Pencereden bakana
Sarılsam doya doya
Ben gemilen gidemem
Yol yok mudur karadan
Seni benim elimden
Ancak alır yaradan
Trabzon Yöresi
Ömer Akpınar
Nursaç Doğanışık: Dinle
http://www.facebook.com/video/video.php?v=469147338845
BÜLBÜL -şarkısı
14 Ocak 2011 Yazan ribbiyyunBÜLBÜL- şarkı sözü
Gözlerimden bir damla yaş
Düştü yarin kucağına
Garip bülbül dert söyledi
Ayrılık varmış ocağıma
Yara yara derin yara,
Yar düşürdü beni dara
Boyun büktüm kordan nara
Bülbül ötmeyeydin
Beni hara atmayaydın
Deli gönlü yakmayaydın
Bülbül öttü kurudu bağım
Viran oldu ömrü baharım
Yanarım yar yar aşkına
Dert vurur yürek dağlarım eyvah
Gönül gülmez bir katreymiş
Sol yanı kalmış toprağında
Garip bülbül dert söyledi
Ayrılık solmuş yaprağında
Yara yara derin yara,
Yar düşürdü beni dara
Bahçamdaki kızıl nara
Bülbül ötmeyeydin
Beni hara atmayaydın
Deli gönlü yakmayaydın
Bülbül öttü kurudu bağım
Viran oldu ömrü baharım
Yanarım yar yar aşkına
Dert vurur yürek dağlarım eyvah
Söz & Müzik: Gülay
Aşar Gidersin
26 Kasım 2010 Yazan ribbiyyunAşar Gidersin
Yolları dağları aşar gidersin
Tomurcuk gülleri biçer gidersin
Bilirim bu sevda çok gelir sana
Varır bir kötüyü seçer gidersin Devamını oku »
Celal Oğlan ve Döndü’nün Hikayesi
26 Ekim 2010 Yazan ViKaYeCelal Oğlan ve Döndü’nün Hikayesi ve türküsü
Zamanında (anlatılana göre) ata binip tüfek kuşanan, herkesin gözünü korkutan, çamurda yürüyüp beyaza bulaştırmayan, sinirlenince kelime anlamıyla berserker olabilen rahmetli dedem “deli” ya da “teyyar” Mehmet, her duyduğunda bu türküyü hüngür hüngür ağlar, o dağ gibi adam tıkanır konuşamaz, saatlerce dalıp giderdi. Çocuk halimle bir nebze anlardım, ağıt bu, dokunuyor türkü diye ama dedemdeki o kederi, o hüznü açıklayamazdım. Nihayetinde bir gun sorduğumda babanneme, “o türküdeki Celal, dedenin kardeşi sayılır, düğününden hemen önce olmuş yanlarında, canı kadar severmiş Celal’i, dayanamaz o yüzden türküyü duyunca” diye açıklamıştı. Nice yıllar gerçek hikayeyi merak etsem de bir türlü cesaret edip soramamıştım dedeme, cok üzülür, dert vermeyeyim diye. Kendisi rahmetli oldu, bende de hep merak kaldı neydi türkünün hikayesi diye. Nihayetinde bugün sordum babanneme, “neden ağlardı dedem hep bu türküde, nedir hikayesi?” diye, babannemin anlattığı şekliyle şöyle:
Aylardan Aralık, sene 1946..dedemin seferberlik sırasında ölmüş abisinin oğlu olan Celal, dedem mehmet, dedemin kardeşi Atem emmi (benim deyişimle), ve Celal’in kizkardeşi Fidan’ın hepsinin düğünü olacakmış..rahmetli dedem, Celal’i kardeşi gibi sever gözetirmiş, Celal de aynı hürmet ve sevgiyle yaklaşırmış..dört düğün olacağı zaman, uğraşması, masrafı zor olmasın diye dört düğünü de bir arada yapalım demişler..Celal o zamanlar Sivas’ta çimento işinde çalışırmış, Sivas tabi o denem köy’e (Deliilyas) uzak, ortalıkta şimdiki gibi at araba da yok,herkes yürüyerek gidip geliyo, gurbette çalısıyor derlermiş..Celal’in nişanlısı Döndü de subay kızı, aynı onun gibi aslen Deliilyasli ..dört düğün bir arada yapılacağı için Celal demiş ki, “Mehmet (dedem)in düğünü önce olsun, yetim büyüdü o küçük yaştan, önce onunkini yapalim..sonra Karakellenin (Atem emmi) düğünü olsun, ondan sonra da Fidanla Sefer’in düğününü yapalım, benimkini en sona da yapariz”..o dönem düğünler tabi şanlı şölenli, kız tarafı davul zurnayla gelini at üzerinde getirirmiş, oğlan tarafında da düğünden iki gün önce kırmızı bayrak çekilirmiş yukarı gelini beklerken..
Her neyse, dört düğünü bir arada yapalım demişler, nikah işlemleri için o dönemin memur olan en yakın yeri Şarkışla’ya gidilecekmiş..toplanılmış, yürüyerek yola çıkılmış..Şarkışla’da nikah işlemleri yapılmış, resmi nikah kıyılmış, düğün(ler) için tekrar köye dönülmeye konulmuş..o ara, (babannemin anlattığına göre bir gece Celal artık rüyasında ne gördüyse), gusül abdesti almam lazım benim, ben bu şekilde dönemem geri, yıkanmam lazım demiş..aylardan aralık, her yer kar kıyamet, buz, soğuk..yapma etme, gidersin bu şekilde, olmaz bir sey demişler, dinletememişler..Celal orda buz tutmuş bir nehrin buzunu kırmış, o suda yapmış banyosunu..
Köye dönülmüş, düğünler baslamış, ama Celal de bu arada hastalanmış..kimseye belli etmeyeyim, geçer diye de etrafa da duyurmamış, öyle geçmiş düğünler..tam Celal’in düğününe sıra geldiğinde, kırmızı bayrak çekildiğinde, gelinin gelmesinden önceki gece artık yataklık olan Celal hastalığından can vermis..kız tarafına haber verilmesi için de dedem gitmiş, zamanında Döndü’ye başlık olan verilmiş ineği gitmiş ahırdan çözmüş, dışarı salmış, o an anlamış Döndü Celal’in öldüğünü..allar beyazlar icinde geleceği evde kırmızı bayrak yerine çekilmiş kara bayrakla, Celal’in ölüsüyle karşılaşmış..işte o an bu ağıdı yakmış..
Ağıdı orjinal haliyle bilen babannemin anlattığına göre söylenen türkü şeklinde sözleri de degiştirilmiş, onun dediği “yiğidim giymiş beyazı, ışığı göğsünde parlar / kara bayrak çekilmiş göğe, nice melekler bakar”, “ben ne okudum ne yazdım, dağlar koyağında gezdim / eşimin (celal oglan) başına gidince, çatlayıp da öleyazdim” şeklinde (ve daha fazlası) kısımlar da varmış..dediğine göre Döndü çok türkü yakan, söyleyen bir insanmış, babannemin hatırladığı kına gecesinde söylediği “aha kınacım geliyor, öndeki deve yata yata, benim eşim nikaha gitmiş, karlara bata bata” seklinde bir türküsü de varmış..türküdeki ipek mendil de tam olarak mendil değilmis..o dönemler beyaz gömlek sahibi olmak zormuş, evlenileceği zaman kız tarafı, hatta gelin kendi eliyle dikermiş beyaz gömleği damada, damatlık olarak verilirmiş..gömleğin yakasına da renkli ipekten fular/kravat karışımı bir şey giyilirmiş içerden, bu imiş ipek mendil diye bahsedilen..
Babannemin anılarına göre kendisi küçük bir kızken düğünden önce gelini gezdirme adetine göre onların eve de gelmiş döndü, babannemin de saçını oklayıp sevmiş, “kız sen ne güzelsin, seni de kaynıma alam” demiş..buna sinirlenen babannemin annesi “kız get, senin bekar kaynın mı var ki” demiş (babannem o dönem evlenen dedemin ikinci eşi zira)..nice yıllar sonra, Döndü’yü ailesi başka birine vermiş, hele ki ondan da dedem tarafı ile onun ailesi arasında gücenme olmuş, seneler sonra babannem dedemle evliyken Döndüyü gördüklerinde dedem sitem etmiş bizim tarafa niye varmadın da ele gittin diye, Döndü de “Memet efendi, bak bu kız sana yıllar sonra nasip oldu da ben Karamustafalara nasip olamadım” diye içini dökmüş..
Yine anlatılana göre Döndü’nün sonraki evliliğinde hiç çocuğu olmamış, doktora gidildiğinde doktor sormuş, “kızım nedir senin bu derdin, seni böyle üzen ne ki kesilmisşin herşeyden (erken menopoza girmiş benim anladığım), hiç olamıyor senin çocuğun?” diye..Döndü de o an hep göğsünde sakladığı Celal’in fotoğrafını çıkarıp doktora göstermiş, “bu yiğit yaktı içimi doktor, neyleyim ben gerisini” demiş..öyle sevmiş Celal’i, o fotoğrafı da hiç ayırmamış yanından..babannemin dediği hala yaşıyormuş Döndü köyde, hep melankoli içinde oturarak kendi basına…
IPEK MENDİL
İpek mendil dane dane
Yudular serdiler güne
Ana Celalimi yudular
Baş ucunda döne döne
Kurban olayım Döne bacı
Celal ordan savuştu mu?
Dünkü giden ağca bebek
Dayısına kavuştu mu?
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Evlerinin önü yonca
Yonca kalkmış dam boyunca
Bu yoncayı kim biçecek
Celal Oğlan olmayınca
İğde çiçek dal atıyor
Celal odada yatıyor
Ne yatıyon soysuz Celal
Nişanlını el satıyor
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Evlerinin önü kare
Selam söylen Celal yare
Nişanlısın eller almış
Bulunmaz mı buna çare?
Kurban olam döne bacı
Ne zorumuş keskin acı
Bunun işi bitmiş diye
Doktor vermemiş ilacı
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Sivastaki büyük ordu
Babamda talime durdu
Kalkın gidek çimentoya
Çimento Celal’in yurdu
Aşağıdan gelen deve
Gevişini geve geve
Sanki bende gelin oldum
Yukarıdaki büyük eve
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Al işliğin mor yeleği
Kısa dilemiş dileği
Akşamdan geri gidiyor
Celal’in başlık ineği
Celal’de cirite binmiş
Davulcuya vur diyerek
Döndü kıza altın etmiş
Nefsine dur diyerek
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Nazlı benim eşim nazlı,
Ok kirpikli oyma gözlü
Bende buna yanmayım mı
Her sırları bende gizli
Neşed’e gelinlik bozdum
Hem okudum hem yazdım
Akşam başlık giderken
Çatlayıp öleyazdım
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Kurban olayım canına
Felek düşürdü şanına
İki gözüm kör olaydı
Künde geleydim yanına
Görümümün adı döne
Ellerine yakın kına
İnce diktim ağca yudum
Helal olsun kana kana
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Kara ceket dal istiyor
Sallanmaya kol istiyor
Uyan kürt Celalim uyan
Döndü gelin yar istiyor
Bağdat Teyze Bağdat Teyze
Yine oldum derdim taze
Beş kızınan davet gezdim
Bizim düğün kaldı güze
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Bayrağı kara kaldırın
Davulu çifte vurdurun
Hacı Mehmetler dahımı
Beni oraya indirin
Yüksek evlik büyük bucak
Gül topladım kucak kucak
Hey n’olurdu kadir mevlam
Öksüze düğün olacak
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Açın kapıyı kapıyı
Duyanlar gelsin sesime
Pullu keten haram olsun
Soyha kalasıca fesime
Eser deli poyraz eser
Ciğerim içinden keser
Ana ben Sivas’a gitmem
Celal duyar bana küser
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Babası trenden inmiş
Satar kızını kızını
Kaldırmam kürt Celalimi
Yatsın süzünü süzünü
Yaz gelince biter yonca
Celalin gülleri gonca
Beşikte bebek ağladı
Karadan bayrak kalkınca
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Şarkışla’da muayene olduk
Beraber trene bindik
Bize nazar değer diye
Sorana kaynım dedik
Ne yokuşun dibindeyim
Ne inişin başındayım
Bana dulluk yakışır mı?
Daha on beş yaşındayım
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Aha kınacım geliyor
Hacı kaynım düşmüş öne
Hoca namazı kılınca
Celal’e buyurmuş dua
Ağlayıpta güleceğim
Çatlayıpta öleceğim
Yengeler kapıya geldi
Vur davulcu bineceğim
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Kurban olayım Makbule
Ne ağlıyon bağırarak
Ala çeyiz yazdırmadım
Tütün kahve dağıtarak
Allı entere pullu keten
Nede güzel yakışıyor
Kara bayrak kalkınca
Gökte melek bakışıyor
Celal oy oy yavrum oy oy
Celal oy oy yavrum oy oy
Yedi giyim çorap ördüm
Yedi kaynım giysin diye
Sandıktan poşu çıkardım
Celal güvey olsun
Aman felek Aman ( türküsü )
24 Ekim 2010 Yazan ViKaYeAman felek aman aklım yitirdim
Dört körpe kuzuya can dayanır mı
Okşayı okşayı evlat yetirdim
Temelsiz dünyaya güvenilir mi
Aman Allah böyle kalem çalınmaz
Lokman hekim gelse çare bulunmaz
Evlatsız dünyada murat alınmaz
Böylesi duştan ah uyanılır mı
Daha susuz yerde söğüt mü biter
Ateşim yanmadan tütünüm tüter
Gül yüzlü kuzular toprakta yatar
Kanlı yaş dökmekten usanılır mı
Biri dokuzunda dişin doldurdu
Biri altısında gülün soldurdu
Biri üç yaşında kendin bildirdi
Bu çağda fidanlar budanılır mı
Meleyi meleyi gitti kuzular
Her gittikçe ciğerciğim sızılar
Durmana gelmesin böyle yazılar
Söz ile dört evlat kazanılır mı
İkizlerim erişmeden yaşına
Azrail geldi düştü peşine
Üçü birden musallanın taşına
Bir günde konunca dayanılır mı
Ruhsat! güllere acıdı billah
Feleğin elinden eleman Allah
Mevladan gelene (Elhükmülillah)
Azrail elinden can alınır mı
Aşık Ruhsati
Git gidebilirsen
04 Ekim 2010 Yazan goncaGit gidebılrısen
Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben
Düşeceksin sanırım kirpiklerimden
Damarımda kan olup dolaşıyorken
Beni böyle bırak git! Git gidebilirsen
senden öğrendim
04 Ekim 2010 Yazan ViKaYesenden öğrendim Devamını oku »
Ayva Çiçek Açmış Yaz Mı Gelecek
30 Eylül 2010 Yazan ribbiyyunAyva Çiçek Açmış Yaz Mı Gelecek
Devamını oku »
alşalum alişalum
04 Eylül 2010 Yazan dryellowAlşalum alışalım
daldala dolaşalım
aramızda dağlar var
biz nasıl kavuşalım
